Cumartesi 22 Ağustos 2026 - 21:25
Şehit İnkılap Rehberi, Fıkhı Toplumun Bütün Alanlarının Yönetiminin Temeli Olarak Görüyordu

Havza / Şehit inkılap rehberi, yaptığı değerli konuşmalarından da açıkça anlaşılmaktadır ki insanların hem dünya hem de ahiret saadetini güvence altına alabilecek salih bir yönetimin, Allah Resulü (s.a.a.) ve Ehl-i Beyt İmamlarının (a.s.) fıkhından başka bir temelle kurulamayacağına kalpten, sağlam ve tam bir imanla inanıyordu.

Havza Haber Ajansı muhabirinin Meşhed'den bildirdiğine göre İslami İlimler Yüksek Konseyi Sekreteri Ayetullah Şebzindedar, Meşhed’deki İmam Rıza’nın (a.s.) mukaddes türbesinde düzenlenen “Şehit İnkılap Rehberi'nin Düşünce Sisteminde İslami İlimlerin Yeri ve İşlevi” başlıklı toplantıda konuştu.

Ayetullah Şebzindedar, İmam Sadık’tan (a.s.) nakledilen bir hadise işaret ederek şöyle dedi:

“Bu hadis, birçok kaynakta yer almaktadır. İbn Hamdun da Tezkire adlı eserinde İmam Musa Kâzım’dan (a.s.) şöyle nakletmektedir: İnsanî ilimlerin temel unsurları dört ilimde özetlenebilir. Eğer bu dört ilim bulunmazsa, diğer ilimler insanın saadetini temin edemez. Ancak bu dört ilim mevcut olursa, diğer ilimlerde bazı eksiklikler bulunsa dahi insan doğru yola ulaşacaktır.”

Anayasa Koruyucular Konseyi fakihlerinden olan Ayetullah Şebzindedar söz konusu rivayette şöyle denildiğini aktardı:

“وجَدتُ عِلمَ الناسِ فی أن تعرفَ ربَّک، وأن تعرفَ ما صنع بک، وأن تعرفَ ما أرادَ منک، وأن تعرفَ ما یُخرجُک من دینک.”

“İnsanların ilmini; Rabbini tanımak, O’nun senin varlığında ne yarattığını bilmek, senden ne istediğini bilmek ve seni dininden çıkaracak şeyleri bilmek olarak buldum.”

Ayetullah Şebzindedar sözlerini şöyle sürdürdü:

“‘Rabbini tanıman’ ifadesi, geniş kapsamıyla aklî ilimleri kapsamaktadır. ‘Sende ne yarattığını bilmen’ ise Yüce Allah’ın insana yerleştirdiği kabiliyet ve yeteneklere işaret etmektedir. İnsan, çeşitli araçlardan yararlanarak bu yetenekleri fiiliyata geçirebilir ve öyle bir noktaya ulaşabilir ki nuranî ışıklar meydana getirip yüceliğin yüksek derecelerine erişebilir.

Senden ne istediğini bilmen’ ise Allah’ın insandan istediklerine, yani fıkha işaret etmektedir. Burada kastedilen, Yüce Allah’ın insanın bireysel, toplumsal, siyasi ve diğer bütün yaşam alanlarında ondan ne istediğini bilmektir.

Seni dininden çıkaracak şeyleri bilmen’ ise insanın sapmasına yol açan ve onu Allah’ın yaratılış amacı doğrultusunda insan için murat ettiği şeylerden uzaklaştıran hususlara işaret etmektedir.”

Ayetullah Şebzindedar, bu dört ilmin insanî ilimlerin temelini oluşturduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Şehit inkılap rehberi ve büyük önder, gerçekten de bu farklı alanlarda uzmanlaşmış bir şahsiyetti. Kendisi hem Horasan hem de Kum’daki mübarek ilim havzalarında eğitim görmüş ve çok seçkin hocaların derslerinden istifade etmişti. Öğrenim hayatının yanı sıra ilim tahsil etmeye büyük bir gayretle devam etmiş; sürekli olarak Kur’an ve sünnet ile şeriat kaynaklarıyla irtibat hâlinde olmuştur. Bunlara, ders verme ve öğrendiklerini uygulama alanındaki faaliyetleri de eklenmişti. Böylece bütün bu büyük faziletlerden oluşan bir birikim, onun şahsında meydana gelmişti.”

Ayetullah Şebzindedar bir talebenin şehit inkılap rehberine yazdığı mektuba da değinerek şöyle dedi:

“Bir talebe kendisine bir mektup yazmıştı ve bu mektubu bana vererek ona ulaştırmamı istedi. Mektupta şu ifadeler yer alıyordu:

Sahip olduğunuz bu büyük geçmiş ve tecrübe ile çağımızda tanınan âlimler arasında, bu meseleleri sistematik biçimde ortaya koyabilecek en uygun kişi sizsiniz. Böylece bu çalışmalar, havza ilimlerinin ve İslam’a bağlı bu büyük ülkenin toplumunun yolunu aydınlatacak bir rehber olsun.’

Ayetullah Şebzindedar sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şehit inkılap rehberi bu öneriyi kabul etti ve şöyle buyurdu:

Bu şartlar bende mevcut. Sahip olduğum tecrübeler ve oluşmuş ilmî geçmişim dikkate alındığında, böyle bir çalışmayı yapabilecek kapasiteye sahibim. Ancak buna vakit bulamıyorum.’

Bu nedenle bu çalışmayı başkalarına bıraktı ve onların bu yolda adım atmasını istedi.”

Şehit inkılap rehberinin fıkıh ve İslam devletine bakışına değinen Ayetullah Şebzindedar şöyle konuştu:

“Bu dönemde yaptığı değerli konuşmalarından da açıkça anlaşılmaktadır, kendisi insanların hem dünya hem de ahiret saadetini güvence altına alabilecek salih bir yönetimin, Allah Resulü’nün (s.a.a.) ve Ehl-i Beyt İmamlarının (a.s.) fıkhından başka bir temelle kurulamayacağına kalpten, sağlam ve tam bir imanla inanıyordu.

İnsanlığı saadetin zirvelerine ulaştırabilecek bir yönetim, ancak fıkhı ve Yüce Allah’ın kulları için murat ettiği hükümleri tanıyan ve bunları hayata geçiren bir yönetim olabilir.”

Ayetullah Şebzindedar son olarak şunları söyledi:

“Şehit inkılap rehberi, gençlik ve hatta ergenlik yıllarından itibaren bu anlayış nimetini Yüce Allah’tan almıştı. İşte bu anlayış sayesinde, daha o yıllardan itibaren samimi bir ilahî niyetle mücadele sahasına girmiş ve kapsamlı, bütüncül, derin, ilahî ve vahye dayalı bu fıkhı hayata geçirmek için büyük bir gayretle çalışmaya başlamıştı.”

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha